Amasra ilçesi Kum Mahallesi’nde 2014’te okul inşaatı sırasında sütunlar bulundu. Amasra Müze Müdürlüğü tarafından 2017’de yapılan kurtarma kazısında mimari yapılar ve sütunlar ortaya çıktı.

Bu yıl haziran ayında yeniden kurtarma kazısı başlatıldı. 2 dönümlük arazideki 5 adet 6 metre boylarında sütun ile sütun ayaklarının konulduğu kartal figür işlemeli taban mermer kaideler bulundu. Roma dönemine ait kalıtsal yapının içerisinde 96 sikke ve 122 çeşitli boylarda eserler bulundu.

Son olarak alanda ilk kez ‘tılsımlı amulet’ bulundu. 2 santim uzunluğunda piramit şeklini andıran tılsımlı amuletin üzerinde figürler olduğu görüldü.

Amasra Müze Müdürlüğü’nün kazı başkanlığında yürütülen çalışmaların 4 aydır sürdürüldüğünü söyleyen Bartın Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, şunları kaydetti:

“Kurtarma kazısında söz konusu eseri tespit ettik. Eserimiz M.S 2’nci yüzyıl tarihlenen ve mermerden inşa edilmiş olan ünik bir eserdir. Amulet olarak tanımladığımız piramidal formda, taban kısmı kare ve obsidyen yapılmıştır. Eserin taban kısmında bir figür yer almakta, kazıma çizgilerle betimlenmiş olan Mısır dininden tanıdığımız ‘Tanrı bes’in biçimlendiğini görüyoruz. Eserin üst kısmında ise demotik olarak isimlendirdiğimiz eski Mısır dinindeki hiyografik harflerin, tılsımlı sözlerin yer aldığını görüyoruz. Eserin üzerindeki harf karakterleri de muhtemelen bu temsil ettiği koruma anlamını işaret etmektedir. Bir nevi tılsımlı nesne olarak, döneminde bir kişinin üzerinde taşıdığı kötülüklerden, hastalıklardan ya da hangi anlamda korunmasını istiyorsa o şekilde tılsımlı bir nesne olarak tanımlayabiliriz.”

‘İLK KEZ ROMA DÖNEMİNDEKİ BİR YAPIDA BU OBJEYİ BULDUK’

Bölgede böyle bir tarihi kalıntının ilk kez bulunduğu aktaran Doç. Dr. Çam, “Bunun Anadolu’da bir Roma yapısında bulunan tek örnek olduğunu söylememiz mümkündür. Bizleri heyecanlandıran bir tespitti. Bunun sebebi Roma İmparatorluk dönemine ait büyük anıtsal bir yapıda çalışırken Asur, Akhaemenid dönemlerinden etkili bildiğimiz damga mühürlere benzeyen bir formda yapılmış ve böyle bir temanın tespit edilmesi bizim için oldukça önemliydi. O yüzden bundan sonraki çalışmalarımızda bu mührün orijinalinde hangi anlamı taşıdığını ve üzerinde taşıyan kişinin bir rahip mi, bir din görevlisi mi, ya da bir kişinin sağlık, güvenlik amacıyla bunu taşıdığını ve belki de lejyonda görevli bir askerin doğu seyahatleri sırasında bunu buraya getirip getirmediği konusunda ortaya çıkan soru işaretlerini aydınlatmak için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.